18 Ocak 2013 Cuma

Bir Çift Yürek

Yılbaşında http://renklikitap.blogspot.com/ tan Güngör bir kitap çekilişi etkinliği düzenlemişti. Kitap çekilişi eşim Hatice bana çok sevdiği Bir Çift Yüreği göndermişti. Kitabı aldığımda daha önce okumamış olduğuma çok sevinmiştim, sonra kitabı gören birkaç arkadaşım sen bu kitabı daha önce okumamış mıydın diye şaşırınca daha da bir meraklandım.

Efendim Bir Çift Yürek gerçek bir hikaye, okurken bu ayrıntı beni daha da bir heyecanlandırdı. Yazar Marlo Morgan işi gereği bir süreliğine Avustralya'ya yerleşiyor. Avustralya'nın gerçek sahibi Aborjinleri duymuşsunuzdur, şimdiki Avustralya'da Aborjinlerin sınırlandırılmış yaşam alanları ve ikinci sınıf insan muamelesi görmeleri Marlo Morgan'ın dikkatini çekiyor ve onlar için bir şeyler yapmak istiyor. Şehirde yaşayan birkaç genç Aborjinle birlikte yeni bir iş kolu oluşturuyorlar. Bu sırada kendilerine "Gerçek İnsanlar" adını veren bir Aborjin kabilesi Morgan'ın şehirde yaptıklarını duyuyor ve onu davet ediyorlar. Bu davet üzerine hiç düşünemeyeceği bir yolculuğa adım atan Morgan'ın hayatı değişiyor. Şimdi size bu yolculukla ilgili hiçbir ayrıntıyı anlatmayacağım, yalnız şu kadarını söyleyeyim bu yolculukla birlikte sadece yazarın hayatı değişmedi, benimde dünyaya bakış açımda büyük bir fark yarattı. 
(Bu postu yazarken televizyondan Avustralya'da orman yangını çıktığını öğreniyorum, aklıma direk Gerçek İnsanlar geliyor)
Maddi değerlere olan bağlılığın önemsizliği, önemli olanın doğaya olan bağlılık ve saygı olduğuna inanan Gerçek İnsanların her bir töreni, duası, kutlaması gitgide daha mantıklı ve gerekli görünmeye başladı kitap ilerledikçe. 
Mesela yaklaşık 1 ay önce bilgisayarımı, ipadimi ve birkaç eşyamı daha çaldırmıştım. İçim her zaman bilgisayarımda kayıtlı bunca zamandır biriktirdiğim resim, müzik, video ve diğer belgelerim için acımıştı. Bütün birikimim, anılarım gitmişti. Ama artık daha iyi anlayabiliyorum gerçek anıların resimlerde değilde o sırada bize hissettirdikleri ve zihnimizde kalanlarla değerli olduğunu.
Bu güzel kitap için yeni arkadaşım Hatice'ye çok çok çok teşekkür ediyorum. Sizlere de mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum. Bu arada bu kitaptan istense muhteşem bir film çıkar aslında henüz neden çekilmedi acaba??

    Birkaç gündür bu şarkıyı dinliyorum, harika bir şey. Klip bana Gerçek İnsanların çöl yürüyüşlerini aklıma getirtiyor!
                 

                

14 Ocak 2013 Pazartesi

Blogum 1 Yaşında :)

Amanın bir yaşına gelmiş ya blogum. :)
Bu sürenin yarısında resmen bıraktım, onu  bir köşeye attım ama inşallah bu hatayı bir daha yapmam.
Yıllar yılı açmak istemiştim bir blog, işte geçen sene tam bugün açıverdim onu. Daha nice nice yıllara diliyorum bloguma :) Ve Beatles'tan Birthday şarkısını armağan ediyorum kendisine :)


12 Ocak 2013 Cumartesi

RENT


Rent müzikalinin müziklerini hep sevmişimdir, konusunu da. Geçen sene aldığım Rent filmini en sonunda izleyebildim. Güldüm, ağladım ve en sonunda izlediğim için çok mutlu oldum. Benim bu kadar beğendiğim filmin konusuna gelirsek;

Pulitzer ve Tony ödüllü müzikal, ‘80’lerin sonunda New York’un doğu yakasında hayatta kalmaya, kiralarını ödemeye çalışan sekiz arkadaşın duygusal öyküsü. Hayatlarını sevgi kıstasına göre değerlendiren sekiz dost, bir yandan yoksulluk, çaresizlik ve hastalıklarla boğuşurken diğer yandan idealleri ve rüyalarını gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Farklı etnik kökenlere ve cinsel tercihlere sahip arkadaşlar arasında bir öğretmen, bir dansçı, bir avukat, bir tiyatrocu, bir şarkıcı ve çoktan ruhunu şeytana satmış bir ‘yuppie’ de vardır.

RENT
Yapım: 2005 - ABD
Tür: Dram, Müzikal, Romantik
Yönetmen: Chris Columbus
Oyuncular: Rosario Dawson, Idina Menzel, Taye Diggs, Tracie Thoms, Wilson Jermaine Heredia
IMDb Puanı: 6.8/10
TLFP Puanı (benim puanım :)): 7.5/10

IMDb puanın çok yüksek olmamasının sebebini müzikal olmasına veriyorum, okuduğum yorumlara bakılırsa insanlar konuyu anlayamamaktan muzdarip. Düşündüm de başlarda olaya direk şarkılarla girilince bir 'ne oluyor yaa' durumu yaşanabilir :). 
Size daha filmi bile izlememişken bayıldığım şarkılarını sunarım, iyi seyirler.

                                           SEASONS OF LOVE


TAKE ME OR LEAVE ME (Personal favourite ;))






10 Ocak 2013 Perşembe

Singin' in the Rain

Biraz önce annemle muhteşem bir müzikal izledik. İnanılmaz oyuncular Gene Kelly, Donald O'Connor ve Debbie Reynolds'ın oynadığı Singin' in the Rain. Muhtemelen daha önce duydunuz, belki de izlediniz ama meşhur şarkısı Singin' in the Rain'i muhakkak biliyorsunuzdur. Bu filmi izleyince eski Hollywood filmlerine olan sevgim dahada arttı. Şimdikiler de film mi demek geliyor içimden. Havada uçuşan küfürler, zorlama şakalar olmadan gülmeye doyurdu bizi . Bundan sonra filmlere naçizane puanımı vermek istiyorum. Ben film izlemeden önce ve sonra herkesin fikrini merak ederim, eğer benim gibi meraklılar varsa onlara ufak bir katkı yapmış olayım.

Singin' in the Rain
Yapım: 1952 - ABD
Tür: Komedi, Müzikal, Romantik
Yönetmen: Gene Kelly, Stanley Donen
Oyuncular: Gene Kelly, Donald O'Connor, Debbie Reynolds, Jean Hagen
IMDb puanı: 8.4/10
TLFP puanı(benim puanım :)): 9/10


9 Ocak 2013 Çarşamba

WE HEART IT

weheartit.com u duydunuz mu? Dünyanın her yerinden insanların beğendikleri resimleri paylaştıkları çoook hoş bir site. İsteyenin kendi hesabına sahip olduğu herkese açık kolay bir paylaşım sitesi.

Bu sene çok ama çok beğendiğim ve klibine de bayıldığım 'Give Your Heart A Break'
 ve benim seçtiğim birkaç resim...



Şimdi burada olmak vardı...


Muhteşem misin sen ne??


Eğer bir dövme yaptıracak olursam işte bu odur!


Rüyalarımın yatağı; dağınık, samimi ve mavi...


Vaaouv :)


Bunun tıpkısının aynısı bu sene kütüphanemizde vardı, umarım bir gün evimde de olur :)


SON :)







8 Ocak 2013 Salı

ŞİMDİ SURATINA BİR TANE ÇAKSAM, SANAT DİYEBİLİR MİYİM BUNA?

Yılın ilk postu ve okuduğum ilk kitabı; Fang Ailesi! Oldukça enteresan bir kitap kendileri, daha fazla bilgi için GazeteBilkent'te çıkan yazıma tık tık.


Şimdi ise Renkli Kitap hediye çekilişi eşim Hatice'den gelen Bir Çift Yürek'i okumaya başladım. Her duyan hala nasıl oldu da okumadığımı soruyor, e okuyorum şimdi işte :)

Ve bugün yeniden izlediğim Leon'dan bayılıp ölüp bittiğim aktör Gary Oldman'ın 'everyone' sahnesi ;)


                                      

31 Aralık 2012 Pazartesi

*****MUTLU YILLAR*****

Aman Tanrım neredeyse bloguma bir yılbaşı postu girmeyecektim!
Efendim bu sene benim için bayağı bir felaket oldu.
Derslerime odaklanamadım, beni özellikle mutlu eden bir durum olmadı. Üstüne yazın trafik kazası geçirip, kolumu kırdım(sanki bilerek yaptım!), artık hayatım boyunca taşıyacağım kocaman bir ameliyat izim var, ne hoş!!! Kolumdaki platinde cabası!
Üstelik daha iki hafta önce tüm ganimetim(bilgisayarım, ipad 3 üm(ailemin kolu kırık kıza hediyeleri -idi-:)), lab defterim, usb, anahtarım...) daha da önemlisi içlerindeki belgeler, tüm o resimler, videolar, anılarım :( Gitti!
Çalındı !

Şimdi gören diyecek ne hüzünlü bir yılbaşı postu bu ama ne yapıyım, bu yılı düşününce...

Kusuruma bakmayın, bunları hatırladıkça, 2013'e daha bir umutsuz bakmak yerine daha fazla umutlanıp, hadi canım daha fazla başıma ne gelecek yapma Allah aşkına deyip(ki aslında bu cümleyi kurmaktan nefret ederim) mutlu bir yıl geçirme isteğim artıyor.

Bu sebeple kiiiii
Hepinize mutlu, huzurlu, sağlıklı, sevdiklerinizle beraber nice nice nice güzel yıllar dileğimi daha bir içten yapıyorum ve Frank Sinatra'nın Christmas songs albümüyle baş başa bırakıyorum...
MUTLAKA DİNLEYİN, PİŞMAN OLMAYACAKSINIZ :)


MUTLU YILLAR :D

22 Aralık 2012 Cumartesi

ÇEKİLİŞE DEVAM

Bakın daha neler varmış :)






ÇEKİLİŞ ZAMANI

Aman tanrım okul tatil olduğundan beri bloğuma uğramamışım, utanç içerisindeyim. Okulda bir dönemi daha  bitirmek üzereyim, şu an finallerime hazırlanıyorum(daha doğrusu hazırlanacağım inşallah :)) o yüzden bugünkü posttan sonra yarı yıl tatiline kadar bloğuma uğramayabilirim, ama dönüşüm muhteşem olacak :)

Dönüşümün sebebi bloglarda gördüğüm inanılmaz çekilişler oldu.
Bakalım neler varmış...

Öncelik uzun zamandır takip ettiğim ve ettirdiğim Serrose'nin bloğunda;
http://yolunneresindeyim.blogspot.com/2012/11/tesekkur-ederim-cekilisi.html#comment-form
linkinden şahane hediyeleriyle Serrose'nin teşekkür çekilişine gidebilirsiniz.
 2. çekiliş Cosmokedi'den hediyelerine bayıldım. Bu çekilişe katılmak için; http://cosmokedi.blogspot.com/2012/12/cosmokedi-1-yasn-kutluyor.html

Çok iyi değil mi?? :)


3. çekiliş ..trend Pınar'ı.. ndan geliyor. Onunda harika hediyeleri var; http://trendpinari.blogspot.com/2012/12/yeni-yl-hediyem-body-shoptan-guzelligin.html
Pınar'dan bodyshop hediyeleri...

Şimdilik bu kadar hadi darısı başımıza :D

2 Haziran 2012 Cumartesi

TaTaTa TATİİİİİİİİİİİİL :)


Merhabalar efenim,
Yaz okulum başlamadan önce son bir minik tatil girişiminde bulunup annecikimle Balıkesir, Altınoluk'a doğru uzanıyoruz yarın gece. Beş günlük bir deniz, kum, güneş üçlüsüyle yapacağımız dansın ardından geri geri önce İstanbul'a oradan da dosdoğru Ankara'ya şutlanacağım. Bavulu topladık sayılır lakin benim için mühim olan bir şey var ki, o işi bir an önce halletmeliyim.
Yanıma hangi kitabı ve ya kitaplarımı alacağım!!!!
Evet efenim mühim olan bu, başka ne olabilirdi ki?? :)
Şahesen P.C. Cast'ın Tanrıça Serisinden bir kitap almak istiyordum yanıma ama kitapçıya gitme fırsatı bulamadım :( Bu sebeple yarım kalmış (evet, öyle berbat bir huyum var) kitaplarımdan bir, iki götürüp bitireyim dedim. Henüz karar vermedim ancak tatil dönüşü hemen paylaşmak istiyorum.

Bu arada son zamanlarda ölüp biterek izlediğim dizim New Girl ile ilgili yazdığım gazete yazsını okumak için lütfen tık tık!!!

Son olarak, çok yakın bir zamanda keşfettiğim bir youtube grubunun orjinal şarkısını paylaşmadan gitmeyeyim. Grubun adı Cimorelli. 6 kız kardeşten oluşan bu grubun çok güzel coverları var, bu da orijinal şarkıları Million Bucks.
P.S: Aslen 11 kardeşler ve hepsinin inanılmaz müzikal yetenekleri var, keşfedilesi!!!


15 Mayıs 2012 Salı

Mino'nun Siyah Gülü


GazeteBilkent'te bugün çıkan yazım, buradan okuyabilirsiniz...

Ve kitabın yazarı, Ezginin Günlüğü'nün eski solisti Hüsnü Arkan'ın Deniz Gezmiş'e ithaf ettiği 5 Mayıs isimli şarkı, tekrar tekrar dinleyeceğinize eminim!


8 Mayıs 2012 Salı

Hayao Miyazaki - Animenin Ustası


    Uzun zamandır bir fizikçi olmanında getirdiği sıkışık yaşamımdan dolayı blogumu hiç kullanamadım. En azından sizinle uzun zamandır paylaşmak istediğim ve GazeteBilkent'te çıkan Hayao Miyazaki yazımı yayınlamak isterim. Lütfen okumadan geçmeyin, Teşekkürler...
    Buradan okuyabilirsiniz...

12 Nisan 2012 Perşembe

AZ - HAKAN GÜNDAY


GazeteBilkent'te çıkan ikinci yazım Az sizlerle....
Buradan bakabilirsiniz...

2 Nisan 2012 Pazartesi

Pink Martini


Böyle ders çalışırken insanları hayalden hayale sürükleyen, tatile çıkma isteğimi depreştiren çok sevgili şarkı....
Je Ne Veux Pas Travailler 


31 Mart 2012 Cumartesi

Açlık Oyunları Başlasın

  Gazete Bilkent'de ilk yazım çıktı!

  

Buyurun buradan okuyabilirsiniz,
İyi okumalar...

25 Mart 2012 Pazar

Mazhar Alanson - Bir Sonsuz Yağmur Yağsa

   Çok yorgunum, biraz önce tenis kursundan geldim(çok zevkli bir şey bu tenis) ancak essay yazmam lazım yaklaşık 1500 kelime civarında. Dışarıda böylesine güzel bir hava varken çalışma odasına tıkılıp, bio fuels üzerine essay yazmak insanın en son isteyeceği şey olsa gerek...
    Bu sebeple ben de sıkıntımı iki gündür takıntılı olarak dinlediğim MFÖ İLE ATIYORUM. Ve sakın beni yargılamayın ama ilk defa dinlediğim Mazhar Alanson'un Bir Sonsuz Yağmur Yağsa şarkısına bayıldım. Bir essay arasında sizlerle paylaşayım dedim. Keyifli pazarlar...


24 Mart 2012 Cumartesi

Yaşamaya Dair...

   Sizleri başlığımla kendime çekip, uzun zamandır blog yazamamamın acısını çıkarmak için  buradayım, yazının uzunluğu hakkında bir fikrim yok zira çok çalışarak çok beter bir midterm sezonu geçirdim. Yine! O yüzden en kısa zamanda kendime gelip, hiçbir zaman dur durak bilmeyecek çalışma maratonuma dönmeden önce içimi dışımı dökeceğim :)

   İki haftadır bir kelam yazmamışım buraya oysa ne de dolu dolu geçmişti günlerim...

    Mesela hayatımda ilk defa operaya gittim geçenlerde; Ankara Devlet Opera Ve Balesi tarafından sahnelenen "Evlilik Senedi" isimli güldürü içerikli bir operaydı. Öncelikle Resim Heykel Müzesinin hemen arkasında bulunan Operet binasını bulduktan sonra, opera salonuna aşık olma seansımı da atladık mı operayı sevdim mi sevmedim mi anlayamadım. Belki aralarda sıkılmış olabilirim ama bu demek değil ki operaya lanet okudum, hiç beğenmedim, belkide yanlış bir tanesiyle başlamışımdır. 



   Operanın yanı sıra iki müthiş insanın konferansını izleme fırsatı buldum; Müjdat Gezen ve Uğur Dündar. Benim de bir üyesi olduğum Bilkent Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Topluluğunun katkısıyla üniversitemizde birer konferans verdiler. Müjdat Gezen konferansı oldukça trajikomikti. Uğur Dündar'da ise ağlamamak için kendimi zor tuttum, kendisine küçüklüğümden beri hayranımdır. Kendisini her zaman örnek almışımdır. O da Star tv den nasıl ve neden ayrıldığı başta olmak üzere bir çok değişik ve şaşırtıcı anısını anlattı. Ama konferansının bir kısmını laba gitmek zorunda olduğum için izleyemedim, yalnız salondan ayrılırken ondan aldığım gazla ders çalışma aşkıyla doldum (enteresan yan etkileri var :))

Müjdat Gezen'in arkasındaki bücür kırmızılı ben oluyorum :)


   Başka başka şöyle bir ajandama baktım da eve gittim ben :) İSTANBULUMA :) Çooooook özlemişim canım anneciğimi, babimi, İstanbul'u... Orda da Miniatürk'e gittik hep beraber, enfes İstanbul bahar havası aldık, annecikimle alışveriş ettik, ailecek klasik İkea günleri yaşadık...

Ankara'ya dönüşte annemin elinde yine telefon beni yollarken bile fotoğraf çekiyor :)


   Bu arada Gazete Bilkent'e katıldım bundan sonra artık orada yazacağım, demiş miydim? Kültür Sanat bölümündeyim demiş miydim? İlk yazım dün gittiğim Açlık Oyunları filmi hakkında! Demiş miydim?(iyice Peyami Safalaştım Türçecinin dilekleri yerini buldu :) ) www.gazetebilkent.com a bir gidip görelim lütfen...
    
   Bu arada bir sürü kitap ile münasebetim oldu. Onları da gazetede yazma hayallerindeyim...


Hakan Günday'dan Az, çok beğenerek okuduğum bir kitaptı, daha sonra gazete yazımı burada da paylaşacağım!


Çifte Tehlike ise Osman Aysu'dan okuduğum ilk kitaptı. Bu kitabı bir gün İngilizce sınıfında sıraların birinin üzerinde buldum. Edebiyat Topluluğu tarafından kampüsün çeşitli yerlerine dağıtılmış 25 kitaptan biri. Kitabı okumayı bitiren yine aynı şekilde kampüste herhangi bir yere kitabı geri bırakmalı, bende hafta içi uygun bir yere bırakacağım. Arka Sokaklar tadında bir kitaptı, ben beğendim...


Şimdi de Hüsnü Arkan'dan Mino'nun Siyah Gülünü okuyorum, şimdilik çok güzel gidiyor...


Dün yine dayanamayıp sinema öncesi D&R a daldım ve Turgut Özakman'ın son kitabı Çılgın Türkler Kıbrıs'ı aldım. En kısa zamada onu da okuyacağım.



Ve bugün yine dayanamayıp Olgunlardan aldığım Suzanne Collins'ten Açlık Oyunları ve Ateşi Yakalamak!

Yapmam gereken çooooooook iş var şimdi bende ders görev biter mi? Belki uzun süre yine giremem o yüzden başlıkta söz verdiğim üzere sizleri Nazım Hikmet'ten Yaşamaya Dair ile bırakıyorum, iyi seyirler...










11 Mart 2012 Pazar

Geç Kalan 8 Mart Yazısı ~ Doğum günüm

  8 Mart yazısını ayın 11'inde girmek pek akıl kârı değil ama, bloğumun ilk yılından hem Dünya Emekçi Kadınlar Gününü hem de Doğum Günümü elverişsiz ders çalışma koşulları sebebiyle atlamak istemedim.

   Evet, 8 Mart tüm kadınların günü olması yanı sıra benim doğum günüm ve sizlere ne kadar güzel bir doğum günü geçirdiğimi ve muhteşem arkadaşlara sahip olduğumu anlatmak için sabırsızlanıyorum. Aslında şu an bile çalışmam lazım ancak kahvaltıdan bozma öğle yemeğimi yerken bu yazıyı yazmaya fırsat bulabildim. 
   
   Benim canlarım o kadar güzel bir şey yaptılar ki :D Böyle bir sürü bir sürü çikolata alıp paketleyip tanıdığım tanımadığım insanlara verip, onlara "Doğum günün kutlu olsun, bir dost" dedirterek bütün gün ağzım kulaklarımda dolaşmamı sağladılar.

İşte doğum günümün ilk ganimetleri. Bunların hepciği şu mavi pakette gördüğünüz gibi paketlenmişti.
Şirincik aslında Kinder Süprizden çıktı ancak ben dayanamayıp onu yedim :) Kelebekli küpelerim nasııııl?


   19. yaşıma girdiğim bu doğum günümde toplam 4 pasta kestim daha haftaya eve gidip pasta kesme maratonuna orada devam edeceğim :)  Gel gelelim bir kitap kurdunu çılgına döndürebilecek doğum günü hediyelerime!!

En yakın arkadaşım Tayfun'dan taaa Trabzonlar'dan gelen Mino'nun Siyah Gülü ve şirin ayıracım; aynı zamanda canım benim Gizemcim'den Küçük Düşler Büyük Umutlar... Bir insan bu kadar mutlu edilir :) Tekrar çok teşekkürler gençler :)


Bu da Özgecim'den Bursa'dan bir hediye :) Sanırım Vosvos koleksiyonu yapmaya başlıycam bunlar çok tatlı zira...


Veeee büyük bomba! Deliler gibi istediğim Tudem Yayınlarından Merlin'in Büyü Bilimi Kitabı!! Şu güzelliğe bakın :)





Bu kitabı ve diğerlerini okudukça uzuuun uzuuun anlatacağım :) Tüm Şirinciklerime Elifnur'a, Nazan'a, Özge'ye, Ömer'e ve Mert'e çok çok çok teşekkür ederim, iyi ki varsınız gençler...

Günün anlam ve önemi için MFÖ'den Hep yaşın 19...



29 Şubat 2012 Çarşamba

KıYaMeT aLaMeTlErİ VoL.1 -BİLKENT TATİL

   Olmaz olmaz dediler, ammaaaa oldu :) Bilkent Üniversitesi yoğun kar yağışı nedeniyle tatil edildi!


Gördüğünüz bu manzara Ankara'ya her kar yağışında Bilkent'in kampüsten halleri...
Tabî bu; fırtınadan, tipiden sonraki masumane hali! Birde bunun servis kalkamadı okulda kaldık ama olsun DERS ÇALIŞMAYA DEVAM halide var!



Bu hali anlatabilmenin en iyi yolduda sevgili rektörümüz Abdullah Atalar vs. Kar tatili tweetlerinde saklı!
Bakınız seçmece bunlar, hiçbiri yalan değildir(maalesef!) 



Daha nice örnekleri var ama benim biraz facebook karıştırmam lazım sabah sabah lüzumu yok :) Zira tatildeyim canlar.

Yurt odamdan muhteşem görünen, ancak dışarı çıkamayacağım kadar korkunç(ne demek istedin senler için) kar manzarasıyla tüm Bilkent'e ve Ankara'ya gelsin...





28 Şubat 2012 Salı

!Meşgul Adam!

  O benim!
  Hani o meşgul olan var ya!
  İşte o benim :)
  Plan program yapmayı çok severim. Bazen böyle android gibi, kurulu bir düzende yaşamak insanı boğsa da, plansız programsız hayatım daha da bir çıkmazda olurdu. Sadece bu hafta için bile, yapılacak yığınla şey var ki; ve ben sadece 1. sınıf bir fizikçiyim! (!) :)
Karşınızda sadece bu haftalık planım;


Pazartesi(her ne kadar geçmiş olsa da): 
9:40-10:30-Eng102(görüp görebileceğiniz EN sıkıcı ders!)
10:30-Kargo gönder(Sevgili Gizem'in kitaplarını gönderdim ki :)
13:40-17:30-Cs111 Laboratuvarı(Kopyanın ve iş birliğinin kralı!)
17:40-GÖREP toplantı(Görme Engelliler Eğitim Projesi, bunu daha sonra uzuun uzuun anlatacağım)
19:00-22:30-Chem102-Tekrar!
22:30-23:30-Köfteci Esat :)


Salı:
9:40-Cs111
10:40-12:30-Chem102
12:30-13.30-Öğle yemeği
13:30-17:30-Mat114 Homework ve Mat114 Quiz çalışma!
17:40-ADT tanışma toplantısı(yoğun kar yağışı nedeniyle az önce ertelendi!)
Günün geri kalanı-Mat114 Quize hazırlık+ HW+Turk102 HW(moodle!)+ Eng Essay'e hazırlık!


Çarşamba:
8:40-10:30-MAT114
10:40-11:30-Eng102
11:40-12:30-Library Visit
12:30-13:30-Öğle yemeği+ Alınacak Çıktılar!!
13:40-15:30-Turk102
17:40-Gazete Bilkent Tanışma Toplantısı!
Günün geri kalanı- Bir ara Mat Quiz+ Eng Essay+ Mat Hw+Chem102 tekrar!


Perşembe:

8:40-10:30-Eng102
10:40-11:30-Cs111
12:40-Müjdat Gezen Konferansı(Görevliyim!)
16:40-Phys122
Günün geri kalanı-Chem102 Lab Quiz'e çalışma+ Mat114 Hw


Cuma:

8:40-10:30-Chem102
10:40-11:30-Mat114
12:30-Uğur Dündar Konferansı(Görevliyim!)
13:40-Chem Lab Quiz
Günün geri kalanı-Chem102 çalışma!


Cumartesi:
Günün geri kalanı-Chem102 Çalışma!!!!(PAZARTESİ CHEM102 MİDTERM VAR!)


Pazar:
14:00-Tenis
Günün geri kalanı-Chem102 Çalışma!!!!(PAZARTESİ CHEM102 MİDTERM VAR!)


Nasıl program ama ??? :D

Daha 1 marta kadar yazmam gereken dergi yazım var ve ben bu arada ne blog yazabileceğim ne de kitap okuyabileceğim. Uykusuz geceler bekleyin geliyorum :(